Avrupa’dan yükselen ses: Müslümanlar sorun değil, başarı kaynağı

Fransa’da Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un cumhurbaşkanlığının ilk dönemlerinde uyguladığı ekonomik ve toplumsal politikalara tepki olarak popülaritesinin düşmesinin ve aşırı sağ ile popülist görüşlerin yükselişiyle İslam karşıtı uygulamalar ve söylemler sık sık gündeme geldi.

Ülkede İslam karşıtlığına yasal zemin kazandırdığı gerekçesiyle Fransız uzmanlarca ve insan hakları savunucularınca eleştirilen ve “ayrılıkçı” olarak bilinen yasanın yürürlüğe girmesiyle Müslümanların ve başörtülü kadınların hayatları olumsuz etkilendi.

Fransız siyaset bilimci, Arap ve Müslüman Dünyası Çalışmaları Enstitüsü Merkezi (IREMAM) Araştırma Direktörü François Burgat ve İngiliz sivil toplum kuruluşu “Cage” araştırmacısı Rayan Freschi’nin ortaklaşa hazırladığı “Terörü yaymaya başladık: Fransa’da devlet tarafından Müslümanlara yapılan zulüm” adlı raporda ülkedeki Müslümanların devlet tarafından “zulme” uğradığı, Fransız hükümetinin Müslüman toplumuna karşı aşırı baskı uyguladığı belirtildi.

Rapora göre, Şubat 2018’den Ocak 2022’ye kadar 25 bine yakın cami, okul, dernek ve iş yerine kontrol yapıldı, aynı dönemde 718’i kapatıldı.

Öte yandan Fransa’daki Müslümanların tarihine ilişkin sergi düzenleyen Paris Katolik Enstitüsünde İslamolog ve Araştırmacı El Hamri, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu tarihin Fransa’da uzun zamandır pek bilinmediğini söyledi.

El Hamri, 711’den bugüne kadar Müslümanların tarihini ele aldığını ifade ettiği sergide, Müslüman bilim adamlarının Fransa ve Batı’ya katkısı, Fransa’daki Müslümanların nasıl algılandığı ve Hz. Muhammed’in imajı, Kanuni Sultan Süleyman ile Fransa Kralı Fransuva arasındaki ittifak, Fransa’nın Müslüman ülkelerle ilişkileri, Fransa’nın sömürgeciliği, oryantalizm, Birinci ve İkinci Dünya Savaşı’nda Fransa’nın yanında yer alan Müslüman askerlerin ele alındığını belirtti.

El Hamri, serginin kapak resminde Kanuni Sultan Süleyman ile Fransa Kralı Fransuva’ya yer vermeyi tercih ettiklerini kaydetti.

Fransızların “Muhteşem Süleyman” dediği Kanuni’nin Fransız toplumuna etkisi olduğunu vurgulayan El Hamri, “Bizim de bu diyalog imajına, kardeşlik imajına, ortak çıkarları savunmak için farklılıklarımızı aşabileceğimiz bu imaja ihtiyacımız vardı. Bu nedenlerle bu resmi tercih ettik.” dedi.

El Hamri, 17. yüzyılda yaşamış Fransız oyun yazarı Moliere’in yazılarında Osmanlı İmparatorluğu’nun olumlu etkilerinin bulunabileceğine dikkati çekti.

Osmanlı İmparatorluğu’nun Fransız kültürünün farklı alanları üzerinde etkisinin görülebileceğini vurgulayan El Hamri, Paris’te, Lyon’da, Bordeaux’da ve Mantes-La-Jolie kentlerinde belediyelerde sergilenen serginin çok fazla ilgili gördüğünü söyledi.

El Hamri, “Bu sergi ülkedeki vatandaşlara bir tarihi öğretiyor. Siyasi, ideolojik ve dini bir sergi değil. Fransa’nın tarihine ilişkin bilimsel sergidir.” ifadelerini kullandı.

Bu konuda başka hedeflerinin bulunduğunu, okullarda bu tarihi anlatmak için davetler aldığını ifade eden El Hamri, “İnsanlar, zarar veren siyasi gündemde Müslümanların dinleri nedeniyle ayrımcılığa uğradığı dönemde bu sergiyi düzenlediğimiz için teşekkür ediyor.” diye konuştu.

– “FRANSA’YA KATKIDA BULUNAN VE FAZLA KONUŞULMAYAN MÜSLÜMANLAR İSİMLERİN ÖNE ÇIKARILMASINI ÖNEMSEDİM”

El Hamri, sergiyi siyasi gündemden bağımsız şekilde bu tarihi anlatmak için hazırladıklarını ancak, Müslümanlara yönelik ideolojik söylemlere yanıt verecek argümanlar oluşturmasından mutluluk duyduğunu belirterek şöyle devam etti:

“Müslümanlar, Fransız toplumuna olumlu şekilde katkıda bulundu. Ancak maalesef medyada ve siyasette İslam ve Müslümanlar ‘sorun’ olarak gösteriliyor. İslam ve Müslümanlardan bahsedilirken hep olumsuz şeyler söz konusu oluyor. Sergide buna da değinmek istedik. Fransa’ya katkıda bulunan ve fazla konuşulmayan Müslüman isimlerin öne çıkarılmasını önemsedim.

Bu kişiler bir şekilde Fransa’nın tarihini de yazdı. Ülkede Müslümanlar sorunların kaynağı olarak gösteriliyor ancak İslam’ı ve Müslümanları başka şekilde ele alabiliriz. Müslümanlara yaptıkları (değerli çalışmalar) ışığında değer gösterilmesi gerekiyor. Fransız vatandaşı olarak da değer görmeli. Fransız gençlerine örnek olarak gösterilmeli. İşte bunu öne çıkarmak istedik.”

El Hamri, Fransız futbolcular Karim Benzema, Zinedine Zidane, Paul Pogba ve NGolo Kante’nin yanı sıra Senato Başkan Yardımcılığı yapan Bariza Khiari, aktör Omar Sy gibi isimlerin Fransa’nın tarihine ve gündemine katkıda bulunduğunu, Fransız siyasetinde ve medyasında bu kişilerin öne çıkarılması gerektiğini vurguladı.

– “SİYASETÇİLER İSLAM’I VE MÜSLÜMANLARI BİLİNÇLİ ŞEKİLDE KULLANIYOR”

Ülkede 10 Nisan’da düzenlenecek cumhurbaşkanı seçimine ilişkin değerlendirmelerde bulunan El Hamri, şunları ifade etti:

“Fransızların çoğunun cumhurbaşkanı seçimine ilişkin tartışmalardan hayal kırıklığı yaşıyor. Adayların, İslam ve Müslüman takıntısının olduğunu görüyoruz. Asıl konuşulması gereken Fransızları da etkileyen alım gücü, kalkınma, nükleer, Ukrayna savaşı. Bunların Fransızların hayatında birçok etkisi olacak. Ancak bugün bunlar konuşulmuyor. (Siyasetçiler) bir imaj yaratmak, oy kazanabilmek ve Fransız halkının belirli bir kategorisine yanıt vermek için İslam’ı ve Müslümanları bilinçli şekilde kullanıyor.”

El Hamri, bu siyasetçilere de yanıt verilmesinin önemini dile getirdi.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.